Home / Filistin Direnişi / Hamas / HAMAS’ın MISIR Politikası ve Getiriler…

HAMAS’ın MISIR Politikası ve Getiriler…

İslamî Direniş Hareketi Hamas…

Siyonist işgal askerlerinden ikisini esir almakla tarihindeki esir almanın açılışını yaptı. Sonra bu mesele Hamas’la birlikte hep anıldı, onun ayrılmaz bir parçası oldu…

Direnişiyle Filistinli esirleri özgürleştirmeye çalışan tek Filistin hareketi olma özelliğinden değil, bu amaçla kurulmuş onlarca hücreyle esirleri serbest bıraktırmak için işgal askerlerini esir almaya çalışan ve bu yönde onlarca girişimi olan bir hareketten bahsediyoruz. Siyonist işgal rejimiyle olan mücadelesinde işgal altındaki Filistin topraklarında Siyonist askeri esir alıp yine işgal edilmiş topraklar içinde kapsamlı bir esir takas anlaşması yapan bir harekettir Hamas…

Doğrusu, bu meselenin Hamas açısından ne kadar önemli ve merkezi bir konuma sahip olduğunu, bunun üzerinde yoğunlaştığını anlamak için hareketin kurduğu hücre sayısını, buralarda görev alanları ve hücrelerde yer aldıkları için tutuklanan direnişçi sayısını öğrenmek için iyi bir istatistiki araştırmaya ihtiyacımız var.

Ve şimdi… Hamas Gazze’de birkaç Siyonist işgalci askeri elinde tutarak halen bu meselede önde durmaktadır.

Hamas’ın yoğun bir şekilde bu meseleye eğilmesi, insan unsurunu önemsediğini, insan unsurunun ana sermayesi olduğunu ve onu korumanın zorunluluğunu erken dönemde anladığını gösteriyor. Onun direnişini güçlendirmek sadece bu hareketin değil, kendini özgürlükçü gören ve kendine saygısı olan her hareket için gerekli olan bir husustur. Bunu bilen işgal rejimi esir alarak ve baskı kurarak Filistinlilerin direnişi kırmak istiyor.

1998 yılını hatırlıyorum… Şartlar beni Kassam Tugayları mensuplarından biriyle bir araya getirdi. Siyasi liderlerden birine kendinden emin bir şekilde “Bazı kardeşlerimiz bizi rahatlatmak için gittiler” dedi. Şalit’e karşılık yapılan esir takas anlaşmasında birkaç müebbet alan ve cezaevinde on yılını doldurmadan özgürlüğe kavuştular. Bu olay, onları zindanlarda çürütmek isteyen Siyonist rejimin iradesine bir darbeydi.

Siyonist işgal rejimiyle müttefik olan Arap rejimleri de Filistinliler için aynı şeyi istiyorlar. Onun kaybolmasını, onurunun çiğnenmesini, hakkının yitirilmesini ve hiçbir şeyi talep etmemesini istiyorlar…

Bütün siyasi düşüncelere rağmen Hamas Mısır’ı dört mensubunun kaçırıldığını kabul etmeye ve ardından onları serbest bırakmaya zorladı… Çete ve eşkıyalar gibi önce kaçırıp ardından bundan haberi olmadığını belirten bir rejim için kaçırmayı kabul edip onları serbest bırakma, kolay olmasa gerek.

Hamas elbette Mısır’a bunu sahip olduğu güç ve kuvvetin etkisiyle yaptırmadı. O sadece mensuplarını yalnız bırakmadı; meselenin üzerinde durdu (ve sonuna kadar sabretti). Hamas’ın talebinde ısrar etmesi üzerine Mısır dört Hamas mensubunu serbest bırakmak için bu anı uygun gördü… Fakat Hamas meseleyi unutsaydı ve mensupları adına şirin görünmeye çalışsaydı, bu rejimle kesinlikle böyle bir sonuca varamazdı.

Olup biten bu kıssayı Şeyh Ahmed Yasin’in –Allah rahmet etsin- sözüyle özetlemek mümkündür. Şeyh’in “Yavrularımızı serbest bıraktırmamız gerekir” sözü birçok şeyi anlatmaktadır.

Hamas’ın insan sermayesi konusunda özelde mensupları, genelde ise bütün Filistinliler hakkında üzerine düşen her şeyi yaptığını söylemiyorum.

Ancak bu hareket geçmişine bakarak bu açıdan bir açılım yapabilir ve bunu baz alarak yeni bir ilişki biçimi geliştirebilir. Böylece daha da kuşatıcı olur ve nerede olursa olsun mensuplarının yaralarını sarar ve onlarla da kendini korur.

Sâri Urabi / Filistin