Home / İslam Ülkeleri / HAMAS ve İRAN’ın Gittikçe Derinleşen İTTİFAKI!

HAMAS ve İRAN’ın Gittikçe Derinleşen İTTİFAKI!

2018 yılı Filistin’de ve bölgede yaşanan siyasî birçok gelişmeye sahne oldu. Elbette geçmişte bu gelişmelerin bir kısmının temelleri atılmıştı. Ancak Filistin ve Ortadoğu gelişmeleri 2018 yılında öncelik kazanmıştır. Bu yazıda ise söz konusu gelişmelere kısaca değinilmeye çalışılmıştır.

Filistin ve bölge, 2018 yılında kendisini birbirinden farklı bir çok siyasî gelişmenin içinde bulmuştur. Elbette geçmişte de bu gelişmelerin bir kısmının temelleri atılmıştı ama 2018 yılı Filistin ve Ortadoğu için önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olmuştur . Kısaca bu gelişmelere değinecek olursak;

İran ile HAMAS Hareketinin Gelişen İlişkileri

HAMAS 1987 yılında Şehit Ahmed Yasin, Şehit Abdul Aziz Er’rantisi ve Mahmud Ez’Zehar gibi isimlerin çabalarıyla Filistin’de kurulmuştur. İslâmî Cihad Hareketinden sonra Filistin’deki ikinci hareket olan Hamas, İslâmî değerleri esas kabul ederek, Filistin’de Siyonist düşmanın karşısına çıkmıştır.

Kısa bir sürede Filistin denkleminin etkili elemanlarından birine dönüşmüştür. Analistler bu hızlı ilerlemenin nedeni olarak Müslüman Kardeşler Hareketinin köklerinde Hamas Hareketi ruhunun bulunmasını gösteriyorlar.

Müslüman Kardeşlerin, Filistin coğrafyasındaki Arap-İslam camiasında ve özellikle de Gazze’de, oldukça geniş bir kitlesi var ve bunlar dinsel düşüncelerinde Müslüman Kardeşleri baz almaktalar. Hamas etkili eleman olarak bu alandan ustaca faydalanmıştır.

Şehit Ahmed Yasin ve Doktor Abdul Aziz Er’Rantisi

İran İslam Cumhuriyeti’nin özgürlük hareketlerine, özellikle de Siyonist rejime karşı savaşanlara verdiği destek bağlamındaki genel siyaseti değerlendirildiğinde Hamas’a da hangi sebeple destek verdiği anlaşılmaktadır.

Tıpkı geçtiğimiz yıllarda Hamas’dan bazı yetkililerin yaptığı açıklama gibi ; “İran İslam Cumhuriyeti her zaman Filistin’i desteklemiştir ve Hamas da bu desteklerden en geniş içerikle faydalanmıştır.”

İran – Hamas Bağları Hiç Gevşemedi

Suriye’deki olayların başlaması, Hamas ile İran arasında bir soğumaya neden oldu sanılırken aslında durum eskisi gibiydi ve Hamas’ın askerî kanadı İran’dan yardım almaya devam ediyordu…

Üstelik bu yardımlar 2012 ve 2014 yıllarındaki her iki savaşta da İsrail’in savaş makinelerine karşı kendini ciddi anlamda hissettirmişti. Başka bir ifadeyle Hamas’ın askerî kolu her zaman İran’la olan ilişkisini sıcak tutmuş ve sadece siyasî anlamda hareketin yıpranmaması ve Filistin Direnişine karşı bir propaganda malzemesi yapılmaması amacıyla durum dışarıdan farklı algılanmıştı.

İran, Filistin’i Savunmayı Daima Vazife Bildi

İslam devriminin başarısının ardından İran, Filistin’i savunmayı her zaman en önemli ve öncelikli vazife olarak kabul etmiştir. İran’ın başka hükümetlerle ilişkilerinde ve desteğinde de ana amaçlarından biri Filistin’i koruyabilmekti.

İran yüzde yüz yanlış olan Oslo ve Siyonist düşmana taviz verme seçeneğine karşı Filistin’i savunmanın yanında bu savunmanın boyutlarını da genişletmeyi de gündemine almıştır. Öyle ki 38 işgalden sonra Gazze’nin özgürleştiririlmesi de bu desteklerin getirilerinden sadece biridir.

Arap Rejimleri Filistin Direnişine Yine İhanet Etti

Amerika’da Donald Trump’ın kazanması ve Riyad’ın 50’nin üzerinde Arap-İslam ülkesinden liderin katılımı ile gerçekleştirdiği oturum Filistin Direnişi açısından İran’ın ve Direniş Eksenindeki ülkelerin önemini tekrar ortaya koydu.

Riyad’ın düzenlediği toplantıda Trump, Amerika’nın emirlerini tüm davetlilere okudu;  Hamas ve Filistin Direnişi bölgedeki tüm satılmış rejimler tarafından terörist ilan edildi ve aleyhine çalışmalar başlatılmasına karar verildi.

Suudi Rejim Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr’in Hamas’ı terörist bir hareket olarak ilan ettiği Riyad toplantısından birkaç gün sonra dile getirdiği beyanatı da İran’a karşı olan ama Filistin’i de desteklediklerini iddia edenlere bir hatırlatma niteliğindeydi.

Direnişin ittifakları ve güçlü iradesi sayesinde Siyonist Koalisyon Hükümeti çöktü. Bu savaşta, tüm silahlı gruplar Gazze’de ortak bir operasyon merkezi ve yeni bir silah ve yönetim anlayışı ile hünerlerini sergiledi.