Home / Filistin / Gazze / GAZZE’de Saldırı – Ateşkes Zemini Nereye Gidiyor?

GAZZE’de Saldırı – Ateşkes Zemini Nereye Gidiyor?

Gazze, işgal güçleriyle direniş güçleri arasında tekrarlanan ve alevlenen çatışmaların bölgesidir. Birkaç gün önce meydana gelen, bir Kassam mücahidinin şehit olması ve bir işgal askerinin yaralanmasıyla sonuçlanan çatışmanın ardından şu an bölge nispi bir sükûnet yaşıyor.

İşgal güçleri birkaç gün önce Gazze’de direniş güçlerine ait bir gözetleme noktasını hedef aldı. Saldırıda nöbet tutan Kassam Tugayları mücahitlerinden Mahmud En-Nebbahin şehit oldu. İşgal güçleri saldırıdan önce yaptıkları açıklamada Gazze’deki keskin nişancının saldırısı sonucu askerlerinden birinin yaralandığını duyurdu.

Saldırıdan sonra açıklama yapan direniş güçleri ise, Gazze’deki tırmandırmadan ve bunun sonucu olarak Kassam Tugayları mücahitlerinden Mahmud En-Nebbahin’in şehit edilmesinden işgal rejimini sorumlu tuttular.

Direniş grupları 23 Ocak Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, Filistin halkını savunma hakkından vazgeçmeyeceklerini ifade ettiler.

Netanyahu krizi

Siyonist işgal rejimi konusunda uzman analist Eymen Er-Rafati, işgal rejiminin içinde bulunduğu bu hassas seçim sürecinde Netanyahu’nun kriz yaşadığını belirterek, herhangi bir çevrenin yapacağı baskının onun üzerinde olumsuz etki yapacağını söyledi.

Er-Rafati “Netanyahu kuzey veya güney cephesinde meydana gelecek herhangi bir saldırıya güçlü bir şekilde karşılık verilmesini istiyor. Netanyahu, muhalif ve düşmanlarının bu dönemi kendisini kötülemek için kullanabileceğini düşünüyor. Dolayısıyla bu aşamada dikkatleri kendisine yapılmak istenen baskıdan, kuzey ve güney cephelerine çevirmek istiyor” dedi.

Birkaç gün önce Gazze sınırında meydana gelen çatışmaya da değinen Er-Rafati “Netanyahu bu tür eylemlerin Gazze’yi geniş çaplı bir savaşa götürebileceğine inanıyor. Geniş çaplı bir savaşın ise kendisine Gazze’ye para veya mal sokmaktan daha fazla zarar vereceğini biliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu’nun birbirinden zor iki seçenekle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Er-Rafati “Birinci seçenek, Katar’ın gönderdiği para da dâhil ihtiyaç duyulan para ve eşyanın Gazze’ye girmesine izin vererek buradaki durumun iyileşmesini sağlamak, ikincisi ise, askeri bir savaşa girmektir. Ünümüzdeki dönemi göz önünde bulundurduğumuzda Netanyahu’nun bu aşamada girişeceği bir savaşta başarı kazanma şansı oldukça zayıftır” ifadesini kullandı.

Ortalığı kızıştırma mı, ateşkes mi?

Gazze’yi bekleyen seçeneklere de değinen Er-Rafati, önümüzdeki günlerde Gazze’nin yeni çatışmalara sahne olacağını, bu çatışmalarda direnişin kendi çatışma ilkelerini kabul ettirmeye çalışacağını, Gazze’yi kendi şahsi menfaatleri için kullanmak isteyen ve bunun üzerinden hesap yapanların yanılacağını ve bunu yapanların siyasi geleceğinin hüsran ve yenilgi olacağını ortaya koymaya çalışacağını söyledi.

Ortada başka bir senaryonun da olduğuna dikkat çeken Er-Rafati, “Buna göre işgal rejimi bazı ekonomik iyileştirmelere gidecek, Katar yardımlarının geçişine izin verecek. Bununla Netanyahu üzerindeki baskılar hafifleyecek ve işgal rejimi için en büyük sorun olan Gazze sorununu seçim sürecinden uzak tutulacak” dedi.

Bu durumu değerlendiren siyasi analist, araştırmacı yazar Macid Ez-Zebde ise “İşgal rejimindeki partiler parlamento seçimlerinde Siyonist toplumun oylarını almak için Filistin kanı üzerinden propaganda yapıyorlar” dedi.

Ez-Zebde de “Netanyahu aşırı sağ cenaha mensup bir kişi. Seçmenin karşısına çıktığında genelde Filistin halkına, özelde ise Gazze halkına düşmanlığını ispat etmesi gerekir. Yolsuzluk suçlamalarıyla başı dertte olan Netanyahu fırsatı Gazze’ye yönelmekte buluyor. Dikkatleri Gazze’ye çeken Netanyahu, Siyonist toplumun desteğini almak, kendisine yöneltilen yolsuzluk ithamlarını en azından seçimlere kadar erteletmek istiyor” ifadesini kullandı.

İşgal rejiminde yeni Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi’nin koltuğa oturduğu şu sıralarda işgal güçlerinin Gazze ile yeni bir savaş denklemlerini dayatma çabası içinde olabileceğini hatırlatan Ez-Zebde Gazze’yi bekleyen senaryoları şu şekilde sıraladı:

Birinci senaryo: Direniş grupları işgal rejimiyle yeni bir savaşa sürüklenmemek için öfkelerini tutacak ve susmayı tercih edecek. Onun için arabuluculara çağrıda bulunarak, ateşkese bağlı kalması için işgalciye baskı yapmalarını isteyecek. Gazze ve direnişi için bu, uzak bir ihtimaldir.

İkinci senaryo: Direniş grupları sınırdaki dikenli tellere yakın noktalarla işgal güçleriyle temas noktalarında halkla birlikte yapacağı eylemlerle işgalciye şartlarını ve bakış açısını kabul ettirmeye çalışacak. Bu eylemlerde lastik yakılacak, sınır telleri kaldırılacak, balon ve diğer direniş araçları kullanılacak. Gazze için en mantıklı olan budur. Tabi böyle bir tercih direniş güçlerini işgalciyle sınırlı bir çatışmaya da götürebilir.

Üçüncü senaryo: Gazze’nin her kesimiyle; halk ve direnişiyle işgal rejimine karşı patlaması, durumun bölgesel ve uluslararası çevrelerin müdahalesi olmadan kontrol altına alınamaması, güç bir aşamaya gelmesi ve kontrolden çıkmasıdır. Bu da muhtemel bir seçenektir.

Siyaset ve hukuk alanında uzman olan araştırmacı Ahmed Ebu Zuhri ise, Gazze’nin bir insanlık felaketinin eşiğinde olduğunu, durumun Gazze’nin işgalcinin yüzüne patlama noktasına geldiğini gösterdiğini belirterek, Gazze’ye baskıların artırılması ve işgalcinin ateşkesin şartlarını yerine getirmekten kaçınmasının direniş güçlerini bu konuda masalarında duran diğer seçeneklere yöneltebileceğine dikkat çekti.

Ez-Zuhri değerlendirmesinde “İhlallerin tekrarlanması, işgal askerlerinin ateşkesi sürekli delmeleri, aralıklarla direniş mevzilerini hedef almaları, Gazze halkının kasıtlı olarak vurulması, Katar mallarının engellenmesi, değişik seviyelerdeki Siyonist liderlerin Gazze’ye yönelik tehditleri ve yeni bir savaş ihtimalinden bahsetmeleri… Bütün bunlar Siyonist liderlerin yapılacak seçimden önce halkın karşısına çıkıp kullanacakları argümanlardır” ifadesini kullandı.

İşgalcinin boy gösterisi

Ebu Zuhri, işgalcinin Gazze’de boy gösterisi yaptığını, Filistinlilerin kanı üzerinde zafer kazanmak istediğini, işgalcinin birkaç saatlik veya günlük çatışma için direnişi yeni bir savaşa sürüklemek için çabaladığını kaydetti.